Eşimin ‘Zina’ Yaptığını Mahkemede Nasıl İspatlarım?
Zina sebebiyle boşanmaya karar verebilmek için diğer eşin bir başkasıyla cinsel ilişkiye girdiğinin kabulünü gerektiren delillerin varlığı gerekir.
Yargıtay kararlarını inceleyelim: “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı kadının, eşinin ..isimli kişi ile gayrı resmi olarak birlikte yaşadıklarını iddia ettigi, dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıkların da davacı-davalı erkek ile dava dışı… arasında gönül ilişkisi olduğunu ve halen devam ettigini beyan ettikleri görülmüştür. Yine mahkemece davacı-davalı erkek ile dava dışı…’nin birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk vasıtası ile araştırılmış buna ilişkin olarak dosyaya sunulan 25.12.2015 tarihli kolluk araştırma tutanağına göre davacı-davalı erkek .ile dava dışı ….’in”…Mh….Cd. No:24/4 Selçuklu/ Konya” adresinde hali hazırda birlikte yaşadıkları tespit edilerek tutanağa bağlanmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı erkeğin başka bir kadınla karı-koca gibi fiilen birlikte yaşadığı ve bu birlikteliğinin hali hazırda da devam ettiği anlaşılmakla erkeğin zina eyleminin gerçekleştiğinin kabulü gerekir.”
“İlk Derece Mahkemesinin …tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının zina fillinin telefon kayıtları, tanık beyanları ve araç kayıt sistemi verileri ile sabit olduğu,….”
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden , mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; davalı erkeğin, evlilik devam ederken yabancı uyruklu bir kadın ile ilişkisinin oldugunu, eşine karşı sadakatsiz davrandığını ancak zinanın dava tarihinde devam ettiginin ve halen sürdüğüne ilişkin kesin kanıtlar bulunmadığı belirtilerek, kadının zina davasını ispatlayamadığı kabul edilmiş ise de, gerek tanık olarak dinlenen ortak çocuk…, gerek ise diğer tanık ….’in beyanları dikkate alındığında davalı erkeğin dava açıldığı tarihe kadar başka bir kadınla yaşamaya devam ettigi davacı tarafından dosyaya sunulan fotograflardan ve tanık anlatımlarıyla anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadının zinaya dayalı boşanma davasını ispatladığının kabulü gerekir.”
“Toplanan delillerden , davacı kadının dayandığı ve davalı erkek tarafından inkar edilmeyen, erkeğin başka kadınla birlikte, banyoda yarı çıplak vaziyette çekildiği ve samimi durumda oldukları anlaşılan fotografının bulunduğu ve tanık beyanından erkeğin başka kadının yanında yaklaşık 10 gün süreyle kaldığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesince davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun sabit olduğu kabul edilmiș ise de; erkeğin başka kadınla uygunsuz fotoğrafının olması ve başka kadınla birlikte yaşaması, cinsel ilişkinin güçlü karineyle yaşandığına ve dolayısıyla zinanın varlığına delalet eder.”
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden , gerek tanık olarak dinlenen ortak çocuk Burak’ın gerekse diğer tanık…’in anlatımları ile davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı ile bir başka kadının farklı farklı mekanlarda ve zamanlarda çektirdiği anlaşılan ve davalının olağanın dışındaki samimi pozlarını içeren fotoğraflar hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı kadın tarafından davalı erkeğin zinasının ispatlandığının kabulü gerekir. O halde davacı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma talebinin de kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-davalı kadının, eşinin Selda isimli kişi ile gayrı resmi olarak birlikte yaşadıklarını iddia ettigi, gerek dava dışı Selda’nın oturduğu sitenin giriş-çıkış kamera kayıtlarının tetkiki gerekse dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıkların da davalı-davacı erkek ile dava dışı Selda arasında gönül ilişkisi olduğuna dair beyanları ve erkeğin gece Selda’ya ait evde geç saatlere kadar kaldığını gördüklerini beyan etmeleri, gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı erkeğin başka bir kadınla karı-koca gibi fiilen birlikte yaşadığı anlaşılmakla erkeğin zina eyleminin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Öyleyse, kadının zinaya dayalı boşanma davasının, erkeğin sübut bulan zinası sebebiyle (TMK m. 161) kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
“Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalı kadına yüklenen sadakat yükümlülüğüne aykını davranış filinin ispatında kullanılan ve dedektif tarafından çekilen fotograflanın hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle kusur belirlemesinde esas alınamayacağı,..”
“Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğin eşinin telefonuna casus program yükleyerek ele geçirdiği ses kayıtları hukuka aykırı delil niteliğinde olup kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ise de; tanık beyanları, telefon kayıtları ve fotoğraflar ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde zina eyleminin ispatlanmış olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına…”
